Likya Haber Gazetesi, Kalkan, Kaş Antalya Haberler
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU GÜNÜN MANŞETLERİ...

manşetler

SON DAKİKA HABERLERİ....

EKŞİ SÖZLÜK...






CANLI TV İZLE...

YAKINDA...

ÖZELLEŞTİRMELERE HAYIR!

ALEXA

Alexa Certified Traffic Ranking for www.likyahaber.net

SİTEYE GELENLER

free counters

ÇEVRİMİÇİ

Bir hayat kadını sevilir mi?

S.M.MORTAZAVİ

25 Eylül 2011, 21:28

S.M.MORTAZAVİ

Bir hayat kadını sevilir mi?

Kopan kıyamete bakılırsa, doğum günü kutlanan kişi çok önemli bir
şahsiyet olmalı...

Gece yarısını çoktan geçmişiz. Telefonumdaki saat tam bir buçuğu
gösteriyor. Dolunay denizin üzerine sanki ışık tutmuş gibi duruyor.
Birkaç yelkenli yolunu tutmuş gidiyor.

Evin terasında oturmuş bir yandan biramı yudumlarken bir taraftan da
bu muhteşem manzaraya bakabildiğim için - tüm sorunlara rağmen-
kendimi çok şanslı biri olarak his ediyorum. Her zaman olduğu gibi
arada, bende şu gemilerin biri ile gidebilsem diye hayıflanıyorum.
Oturduğum rahatsız sandalye bile üzerime, üzerime gelen uyku dağlarını
durduramıyor. Gözlerim kapandı kapanacak. Sanki Kalkan’da benim gibi
yorgun bir günün sonunda uykuya dalacak gibi duruyor.

Uzaktan gelen ne olduğu belirsiz bir uğultu var. Kesin olan bu bir
insan topluluğunun uğultusu. Buna rağmen gözlerim oracıkta kapanıyor.
Derin bir uykuya dalıyorum.

Bir anda şiddetli bir patlama sesi duyuyorum. Tam karşımda gökyüzünde
sanki ışık parçacıkları uçuşuyor. Havai fişekler art arda şiddetle
patlamaya devam ediyor. Gözlerim birden bire açılıveriyor ve ilk
gördüğüm KEDİM. Korkak gözleri apaçık, o da bana bakıyor. Hızlı
hareketlerle terastan evin yolunu bulmaya çalışıyor. Sonra sokak
köpekleri havlamaya başlıyor. Ve en sonunda az aşağıdaki koca söğüt
ağacı içinde saklanan yarasalar gurup halinde kafamın üzerinde turlar
atarak uçuşup saklanacak başka bir ağaç arıyorlar ama nafile.

Patlamalar dakikalarca devam ediyor. Havlamalar ve uçuşlarda öyle.
Gözlerim fal taşı gibi açık ve artık zihnimde öyle.

Uğultular artık net bir şekilde duyuluyor: happy birthday to you,
happy birthday to you, happy birthday to you, happy birthday to you ...

Dediğim gibi doğum günü kutlanan kişi çok önemli bir şahsiyet olmalı.

Sadece kedi köpek ve yarasalar değil tüm Kalkan halkı duymalı bu
kendince çok önemli arkadaşın doğum gününü. Her kes davetli yani tüm
kalkan halkı. Kimsenin ben bu havai fişekleri istemiyorum deme hakkı
yok bir zorunluluk bir dayatma hali. İleri demokrasinin bir nevi
yorumu sanki illa da davetlisin. Artı kedi köpek ve yarasalar da
davetli.

Sonunda ilk başta patlamalar ve uzunca bir süre sonra uğultular
bitiyor. Ama bana olan oluyor sabaha kadar uyku tutmuyor. Ne yapmalı
diye. Sabahın ilk saatlerine kadar düşünüyorum. Son yıllarda sıkça
sorduğum bu soruya yine bir cevap bulamayınca son çareyi kendimi
doğaya, denize atmakta buluyorum.

Saat sabahın sekizini az geçmiş. Dükkânlar lokantalar açılıyor. Açmaya
çalışan her kes her şeyden önce ilk müzik düzeneğine açmış. Sahile
inene kadar Türk ve yabancı ve tüm diğer karışık karma türleri
dinliyorum. Arabesk, hip hop, pop rock, sanat müziği vs. Sevdiğim
Nazım hikmetin dizeleri, devrim şarkıları da çabası. Bir gün gelip de
bu dizelerden bıktığımı düşünmek içimi acıtıyor ama gerçek öyle.

Seneler önce Ankara'nın gürültüsü ile baş edemeyip, Kalkan'a geldiğim
günleri anımsıyorum. Ve seneler sonra şimdi Kalkan'ın gürültüsü ile
baş edemiyorum.  Az bir sessizlik için ne yapmalı, nereye gitmeli diye
tekrar düşünüyorum. Ve her zamanki gibi yine yanıt bulamıyorum.

Bu ses kirliliğinin sahiplerine sorunca cevap hep aynı ve gayet net
oluyor. Burası bir işletme tabii ki ses olacak. Bu cevabı belediyeden,
Kaymakamlıktan ve hatta valilikten de alacağınızdan emin
olabilirsiniz. Burası bir işletme!... Kalkan'ın her santimetre karesi
öyle görülüyor artık. Kalkan demek işletme demek.

Kendimi denize atıp biraz açılıyorum. Dönüp oradan Kalkan’a bakıyorum.
Bu köyün eski siyah beyaz fotoğraflarını hatırlıyorum. Küçük naif, bir
o kadar de ihtişamlı. Her canlıda olduğu gibi Kalkan’da zamana teslim
olmak zorunda kalmış diye içimden geçiriyorum. Gördüğüm manzarayı
anlamaya çalışıyorum ama bir türlü beceremiyorum. Nasılda her şeye
kıymışız ve kıyıyoruz...

Kendimce bir açıklama arıyorum. Dilim varmıyor ama Kalkan yaşlanmış
gün geçtikçe çirkinleşen bir hayat kadınına benziyor sanki.
Kullanılmış, hor görülmüş, duyguları hiçe sayılmış. Ama bazen yaşlılık
emeklilik anlamına gelmiyor. Kalkan allanıp pullanıp her sezona tekrar
merhaba demek zorunda kalıyor, her sezon biraz daha yaşlı biraz daha
çirkin. Ve biz safça kapatmaya çalışıyoruz, onun tüm bu gerçeklerini.
Ne yazık ki elimizden gelenin tümü bu kadar olabiliyor. Kalkan’ın sesi,
artık hiçbir şekilde susmayan birbirini boğmaya çalışan anlamsız
gürültüler ve makyajı ise kocaman çirkin tabelalar, menüler.

Kim sever ki böyle bir hayat kadınını?... Kim gözlerinin içine sevdalı
sevdalı bakıp, saçına bir çiçek takar. Kim cesaret edebilir ki buna.
Ben edemem. Ama varsa aramızda öyle cesur biri lütfen durmayıp bir
adım öne çıksın.

Not 1: Duruma bakılırsa Kalkan Belediyesi söz konusu ses kirliliğinden
bir rahatsızlık duymamaktadır. Bu nedenle bence küçük büyük demeden
her kesin doğum gününü okulun bahçesindeki yapılan o görkemli amfi
tiyatroda sırayla sezon boyu her gece havayı fişeklerle kutlasın.
Birincisi amfi tiyatromuz kullanılmış olur. İkincisi böylece herkes
kendini en az yazıdaki arkadaş kadar çok önemli hisseder ve en son
belediye halk ile kucaklaşmış olur, ne denli hem sosyal hem de demokrat
olduğunu gösterir.

Not 2: Bu sene de, geçen seneler gibi amfi tiyatromuzda onlarca
etkinlik konser ve tiyatro sahnelendi. Ama gördüğünüz gibi ses
düzeneği öyle ki, tek bir Allahın kulunu rahatsız etmedi. Bir
sessizlik ki sormayın. Kalkan’ın tüm işletmelerinin bu amfiyi yapıp
işleten arkadaşlardan teknik destek almalarını şiddetle tavsiye
ederim.


Sevgi ile kalın…

 

Seyed MORTAZAVİ-Kalkan

Y. Şehir Plancısı

 

Bu haber 2535 defa okunmu?tur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
********FARKIN NE****************23 Şubat 2014

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

sence; KALAMAR TAVA MI MEZE Mİ?






Tüm Anketler

GOOGLE TERCÜME



Copyright © 2005-2012 www.likyahaber.net Tüm hakları acaip bir şekilde saklanmıştır. Kopye eden fena olur!... demedi demeyin... editör-özer yılmaz/elk.mühendisi-yıldız teknik üniv. POSTA ADRESİMİZ; haber@likyahaber.net
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi

elektronik sigara