
Doğusunda yer alan Kalkan Beldesi’ne 8 Km., batısında yer alan Patara’ya 10 Km. uzaklıktadır. En önemli ekonomik faaliyeti tarım, özellikle de domates üretimidir. Bunun yanında denize girmek için yerler; Muğar Kürü, Fırnaz İskelesi, Delik Kemer, Çığlı Muğar ve Yalı Koyu bulunmaktadır.
Yeşilköy beldesinde ayrıca köy seyirlikleri yapıldığında Adanalı dizisinin Fiko,Lezize teyze rolünde oynayan Umut OĞUZ’da gelmiştir.
Üç tarafı tepe, batı tarafında Gelemiş Gölü ve Patara kumsalı olan bir düzlüktedir. Denizle arasında sadece güneyindeki Eren Tepe vardır.
Beldede 1 ilköğretim okulu ve lise vardır. Sağlık evi ve PTT şubesi vardır. Beldede turizm faaliyeti yoktur. Ancak Fırnaz Koyu denen yerde belde halkının yararlandığı, denizden girilebilen mesire yerleri mevcuttur.
Belde halkının kurduğu bir tiyatro topluluğu mevcuttur. Bu tiyatro topluluğu her yıl temmuz ayında tiyatro şenliği yapmaktadır.
Beldede bir toptancı hali ile bir eski bir de yeni sanayi bulunmaktadır. 2008 yılında yol yapım aşamaları bitirilmiştir
Doğusunda yer alan Kalkan Beldesi’ne 8 Km., batısında yer alan Patara’ya 10 Km. uzaklıktadır. En önemli ekonomik faaliyeti tarım, özellikle de domates üretimidir. Bunun yanında denize girmek için yerler; Muğar Kürü, Fırnaz İskelesi, Delik Kemer, Çığlı Muğar ve Yalı Koyu bulunmaktadır.

Yeşilköy beldesinde ayrıca köy seyirlikleri yapıldığında Adanalı dizisinin Fiko,Lezize teyze rolünde oynayan Umut OĞUZ’da gelmiştir.
Üç tarafı tepe, batı tarafında Gelemiş Gölü ve Patara kumsalı olan bir düzlüktedir. Denizle arasında sadece güneyindeki Eren Tepe vardır.
Beldede 1 ilköğretim okulu ve lise vardır. Sağlık evi ve PTT şubesi vardır. Beldede turizm faaliyeti yoktur. Ancak Fırnaz Koyu denen yerde belde halkının yararlandığı, denizden girilebilen mesire yerleri mevcuttur.
Belde halkının kurduğu bir tiyatro topluluğu mevcuttur. Bu tiyatro topluluğu her yıl temmuz ayında tiyatro şenliği yapmaktadır.
Beldede bir toptancı hali ile bir eski bir de yeni sanayi bulunmaktadır. 2008 yılında yol yapım aşamaları bitirilmiştir.
OVA

Ova Beldesi Antalya ilinin batısında Kaş-Fethiye Karayolunun üzerinde üç tarafı tepelerle çevrili bir ova üzerinde kurulmuş bir yerleşimdir. Beldenin kuzey-doğusunda 2.000 dönüm kadar bataklık arazisi bulunmakta, güneyinde dünyaca ünlü plajlarından olan Patara (Gelemiş Köyü) yer almaktadır.
Belde halkının gelir seviyesi alt-orta gelir grubuna dahildir. Geçim kaynağı tarım faaliyetlerinden sağlanmaktadır. 1985 yılı öncesinde pamuk, buğday, susam ekimleri yoğun yapılırken 1985 yılından sonra seracılık faaliyetlerine önem verilmeye başlanmıştır. Günümüzde pamuk ekimi nerdeyse kalmamış, diğer ürünlerin ekimi azalmıştır. Seracılık faaliyetleri ise her geçen gün artmakta ve halk bilinçli seracılığı öğrenmektedir. Her yeni sezonda 50-100 dönüm daha sera alanı eklenmektedir. Bu alanların % 90 nında domates yetiştiriciliği yapılmakta geri kalan %l0 luk kısımda ise biber, salatalık, patlıcan ve kabak yetiştirilmektedir.
Belde nüfusu adrese dayalı nüfus sayımlarına göre yaklaşık 5100 kişidir. Kış aylarında tarım çalışanları ve eğitimde çalışanlarla birlikte nüfus artmaktadır.
KINIK

Xanthos, yakınındaki yerleşimin adıyla, Kınık olarak da anılan Xanthos (Arnna), Fethiye-Kaş yolu üzerinde, Fethiye’ye 46 km. uzaklıkta, Kınık köyünün yakınındaki Eşen çayının ayırdığı Muğla-Antalya il sınırındadır.
Kent, Likya bölgesinin (Teke Yarımadası) idarî ve dinî merkeziydi. Tarihi İ.Ö.VIII.yüzyıla kadar geri giden Xanthos, İ.Ö. 545 yılındaki Pers istilasına kadar bağımsız bir şehir devletiydi.
Kent İ.Ö. 475-450 yılları arasında büyük bir yangın geçirmiş, eserleri de bu olay sırasında önemli ölçüde zarar görmüştür. İ.Ö. 429-410’daki Peloponez Savaşı’nda, bağımsızlıklarını koruyabilmek için önceleri iyi ilişkiler içinde bulundukları Atinalılarla savaşmışlar ve bu tarihten sonra Atina ile ilişkileri sona ermiştir. İ.Ö.333 yılında Büyük İskender’in bölgeye gelmesinden sonra büyük ölçüde Helenleşmişlerdi. Bu dönemi, İ.Ö. 309’daki Ptolemaiosların egemenliği izlemiştir. Sonraları, İ.Ö. 197’de Suriye Kralı III. Antiochus’un eline geçen kent parlak bir dönem yaşamıştır. İ.Ö. II. yüzyılda Xanthos, Likya Birliği’nin başkentidir. İ.Ö. 167’de bağımsızlığına kavuşan Xanthos, İ.Ö.42 yılında Romalılar tarafından işgal edilmiş, kentin batısındaki Likya Akropolisi yıkılmış, kent halkı kılıçtan geçirilmiştir. Bu olaydan bir yıl sonra, Roma İmparatoru Markus Aurelius kenti yeni baştan imar etmiştir. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan Xanthos, yöreye Arap akınlarının başlamasıyla I.S.VII. yüzyılda terk edilmiştir.
GÖMBE
Gömbe, soğuk suları ve elma bahçeleriyle ünlü bir yayla. Kaş’a 60 km. uzaklıkta Elmalı yolu üzerinde bulunuyor. Yazın sıcak günlerinde çok bunaldıysanız ve bir değişiklik arıyorsanız, Gömbe Yaylası tam size göre. Kaş’tan Elmalı’ya doğru, büyük bölümü çam ağaçlarının yeşilliğinde geçen 70 km’lik yolculukla Gömbe’ye çıkabilirsiniz. Asfalt yolda, 1320 m yükseklikteki Sinekçibeli’nde mutlaka durup çevreyi seyretmeniz, şiddetle tavsiye edilenler arasında.Gömbe yaylası Antalya’nın en ekonomik tatil imkânı sunan yerlerden birisidir. Kış mevsiminde yağan kar ile beyaza bürünen belde odun sobası başında sıcak sohbetler ile bir başka güzel olmakta. İnsanları çok sıcakkanlı siz sokağa çıktığınızda karşınıza çıkan herkes sizlere selam verir hatırınızı sorar. Büyük şehirlerde pek bu tür selamlaşmalara alışık olmayanlar ilk başta bunu anlayamasa da ilerleyen zamanda oda yerli halk gibi önüne çıkan herkes ile selamlaşmakta.
Gömbe, Hıristiyanlık zamanında piskoposluk merkezi olarak önem kazanmış. Çevredeki kilise ve lahitler günümüze gelebilen kalıntılar arasında. Yol boyunca çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanlar adeta köyleri gizlemeye çalışıyor. Osmanlı devrinde hayvan panayırı olarak kullanılan yaylada çok sayıda yörük bugün de yaşamlarını sürdürüyor. Türkiye’nin en eski yağlı güreşlerinin yapıldığı yer olarak da bilinen Gömbe, zamanında Yunanlılara ait olan Meis ve Rodos gibi adaların tahıl ihtiyacını da karşılamış. Sulu elması kadar armut,kiraz ve cevizi de ünlü olan Gömbe’de, Akdağ’ın doğu yamacından doğan üç büyük kaynak suyu var. Bunlardan biri Şelale şeklini alarak 60 metre yükseklikten dökülen Uçarsu.
Mayıs ayının ilk haftasında karların erimesiyle UÇARSU’da akmaya başlayan şelale ağustos ve eylül aylarına kadar bu akışını sürdürüyor. 26-29 Haziran arasında düzenlenen şenliklerde yöreye gelen ziyaretçiler, Uçarsu’da dilek dileyip kurban kesiyor, sema törenleri ve folklor gösterileri yapıyor, sonra da Tekke Köyü Abdal Musa Türbesi’ni ziyaret ediyorlar. Yeşilgöl ve Uçarsu, yaz sıcağından kaçmak, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için serin ve temiz havası ile ideal yerler. Yöre, dağlardan toplanan kar ile yapılan dondurması ve kar şerbetiyle ünlü.
Gömbe Belde’sinde pansiyonculuk çok gelişmiş. Pansiyonlardaki toplam yatak sayısı 300’ü buluyor. Kaş gecelerinin sıcağından rahatsız olanlar için Gömbe iyi bir alternatif olabilir. Gömbe yaylasına Kaş’tan Elmalı ve Gömbe dolmuşlarıyla çıkılabiliyor. Ayrıca seyahat acentaları tarafından günübirlik turlar da organize ediliyor.
Gömbe Antalya ilinin kar yağan en yüksek noktalarından birisidir. Yaz aylarında yayla olarak binlerce yerli veya yabancı turistin ilgisini çektiği gibi aynı zamanda kış mevsimin dede karlı tepeleri ve dağlarıyla bir başka güzel olmakta.
Yaz mevsiminde çevre kasaba veya beldelerden gelenler ve büyük şehirlerden gelenler ile belde dolup taşar gayet ekonomik olan konaklama tesisleri buraya olan rağbeti arttırmakta. Tamamen doğal bir ortamda hizmet veren restoranlar ayrı bir güzellik katmakta. Bir restoranda dağ ve belde manzarası eşliğinde barbekü yapmak yapılabilecek en güzel şeylerden birisi. Bir çok restoran şiş ve piyaz konusunda çok idealı sizlere de mutlaka tavsiye ediyoruz. Ayrıca Taze oğlak etinden yapılan Gömbe kebabı mutlaka tadılması gereken bir başka lezzettir.