Likya Haber Gazetesi, Kalkan, Kaş Antalya Haberler
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU GÜNÜN MANŞETLERİ...

manşetler

SON DAKİKA HABERLERİ....

EKŞİ SÖZLÜK...






CANLI TV İZLE...

YAKINDA...

ÖZELLEŞTİRMELERE HAYIR!

ALEXA

Alexa Certified Traffic Ranking for www.likyahaber.net

SİTEYE GELENLER

free counters

ÇEVRİMİÇİ

EŞEK!

Özer YILMAZ

23 Eylül 2009, 19:37

Özer YILMAZ

EŞEK!

 

Günlerden bir gün, köylerin birinde, adamın birinin eşeği, kör bir kuyuya düşer. Niye düşer? Nasıl düşer? Sormayın. Eşek bu. Düşmüş işte…
         Belki kör kuyunun ağzı tahtayla kapatılmış, üzerine de toprak dökülmüştü. Zamanla tahta çürür, zayıflar. Çürüyen tahta toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemez. Ve güm!.. Zavallı eşek kör kuyunun dibini boylar. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvranır, bağırır kendi dilinde.

         Ayıptır söylemesi, anırır yani. Sesini duyan sahibi gelip bakar ki vaziyet kötü. Zavallı eşeği kuyunun dibinde melül mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış da. Karşılaştığı bu durumda, kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırır.

“Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak?” soruları havada kalır.

Sonunda karar verilir ki kurtarmak için çalışmaya değmez. Tek çare, kuyuyu toprakla örtmektir. Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak atarlar. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döker. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükselir ve sonunda yukarıya kadar çıkıp kurtulur… Köylüler ise ağzı açık bakakalır.

 

* * *

Kör kuyuda olsak bile…

Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır (Ne bazeni, çoğu zaman…).

Devrimcilerin, demokratların, yurtseverlerin, aydınların üzerine çullanmak isteyenler, toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Güzel bir gelecek, mutlu, özgür ve eşit bir yaşam için hayatlarını buna adayan insanların başına hep en olmadık şeyler gelir; süründürülürler, itilirler, yok edilmek istenirler…

Hatta bazen dövülür ya da öldürülürler…!

Bunlarla baş etmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır.

Kör kuyuda olsak bile…

 

* * *

CHP’liler kör kuyuda mı?..

Kaş’ın ve Kalkan’ın Cumhuriyet Halk Partili seçilmiş yöneticileri ile Belediye Meclis Üyeleri kör kuyuda mı?..

Kaş’ta ve Kalkan’da geçmiş dönemle ilgili söylenen yolsuzluklar diz boyu. Her yerde geçmiş dönemin yolsuzlukları konuşuluyor. Halk inim inim inliyor…

Herkes her şeyi sessizce izliyor…

“Bu vatandaşın paraları nereye gitti be kardeşim?” diye hesap sorabilen henüz çıkmadı…

Projeler Kayıp…

Yeni seçilenler korkak, ürkek bir ruh halindeler…

Uzun bir aradan sonra her şeyi yeniden öğrenmeye ve anlamaya çalışıyorlar. Geçen on- onbeş yıl süresince köprülerin altından çok sular akmış. İnsan kirliliği daha da artmış. Özellikle Kalkan’da bu kirlilik teşvik edilmiş. Yerel idarenin çivisi çıkmış. Devletin memurları işlerine hakim değil ya da öğle görünüyorlar.

Yeni seçilenler, memurundan bilgi istiyor bilgi yok (Ya da işlerine öyle geliyor.) .  Belge istiyor belge yok, evrak istiyor evrak yok. Evrak olmadığı gibi bazı önemli projeler bile belediyelerde yok. Bir gecede kaybolmuş hepsi sanki…

Yer yarılmış yerin dibine girmişler gibi…

Düşünün, koca bir “Saklıkent Su Merkezinin Projesi” Kalkan Belediyesi’nde bir türlü bulunamıyor. Yok!..  Sokak da herkesin konuştuğu şaibeli “Arıtma Merkezinin İşletme ve Bakım-Onarım sözleşmesi”ne bakalım diyoruz. Memurların suratları asılıyor ve vermiyorlar, saklıyorlar… Vatandaş olarak Belediyelere ne sorarsanız sorun memurların verdiği cevap “yok” ya da “yasak!.. Soru soranı sorduğuna pişman ediyorlar… Suratları asık… Sinirleri gergin… Ve nedense üzgünler… İlişkiler vıcık vıcık…

Borç batağındalar…

Belediye başkanları şaşkın… Kasaları tam takır ve borç batağındalar… Kıvranıyorlar sanki… Alacaklıları icralarla kapılarında… Su sorunu yıllardır tam çözülememiş, pompalar bir türlü faal olamıyor. Zırt pırt su kesiliyor. Arıtma sorunu tam bir savsata; koca bir kazık yemişler gibi…

Yol sorunları karmakarışık. Müteahhitler bildiğini okuyor.

“Yıllardır var olan Kalkan’ın girişini niye kapatacaksınız be kardeşim?.. Yazık değil mi Kalkanlılara?” demeye gelmiyor, soru soranı neredeyse evire çevire dövecekler…

Çullanmak isteyen çok…

         CHP’li belediyeler sıkıntılılar ama; değişim için, halka verdikleri sözler için, projelerini hayata geçirebilmeleri için ivedilikle kurumlarında yeniden yapılanıp “bir acil eylem programı” yapmalılar. Şu anda buna sıra gelmemiş gibi görünse de aslında kaynak yaratma kabiliyetine sahipler.  

         Kör kuyuya düşmüş olma halinden hemen kurtulmak şart.

         Biliyoruz habire fırsat kollayıp üzerlerine çullanmak, toz toprak atmak isteyenler çok… Bunlarla baş etmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır.
         Kör kuyuda olsak bile…

         Halkın katılımını çoğaltmak gerek… Halkın sözüne-yetkisine-kararına başvurmak gerek… Sessiz ahaliyi, seyircileri sahneye çekmeye başlamak gerek…

         Çalınmadan duran bir piyano anlamsızlığı gibi, CHP’nin henüz karşılık bulmayan “hep birlikte yöneteceğiz” sloganı mutlaka hayat bulmalıdır…

         Kaş ve Kalkan’ın yeni yerel yöneticileri kararlılar, bunu kesinlikle yapacaklar…

 

* * *

         Biz Köylüyüz…

         Biz ise; “halka haber veren gazete” olma inadımızla gerçekleri yazmaya devam ettik…

         Gerçekleri yazmak cesaret ister… Bizim işimizdir bu… Çünkü biz köylü çocuklarıyız…

         Likya Haber Hayattır…

         Hayat susturulamaz…

         Ve Asyalıyız isyanda da haklıyız!

Başlıyoruz… Her sayıda yolsuzluk dosyaları yayınlanacak…

         Yayın kurulumuz yeni bir tarz üzerinde karar kıldı;

         Her sayımızda bir YOLSUZLUK, USULSÜZLÜK, ŞAİBE dosyasını açıklayacağız… Dosyalar o kadar kalabalık ve çok ki…

         HERKES NASİBİNİ ALACAK… NELER VE KİMLER YOK Kİ…

Hasan almaz basan alır…

         Geçen bir sayımızda; bir okurumuz, fazladan söylenen “hasan almaz basan alır” lafına çok içerlemiş, dertlenmişti. Ondan özür diliyoruz.

         7. sayımızda, yazarımız Cemil TUFAN’ın köşe yazısında bir mizanpaj hatası yapmışız. Yazarımızın o yazısını bu sayıda düzeltiyoruz.

         Gazete kapış kapış…

         Daha ilk günden kapışılan gazetemizin tükendiğine, bulunamadığına dair çok şikâyet aldık, düzelteceğiz. Gazetemizin müthiş bir yaygınlığı ve okunurluğu var… Telefonlarımız gece yarılarına kadar hiç susmuyor, mail kutumuz ihbar ve bilgi notu dolu… Zira gazete, tüm çevre köylere, kenar mahallelere, Ankara’daki bürokratlara ve Meclise, valiliklere teker teker dağıtılıyor. Tüm haberlerimiz ulusal basında kapışılıyor… Saygı duyulan, merakla beklenen, etkin bir gazeteyiz artık.

         Derlerdi de pek inanamazdım, oluyormuş demek ki; haberleri halk yolluyor, halkın gazetesiyiz…

         Bezirgânlı ana…

Necip FAZIL; “tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur” demişti. Diğerleri ortada.., Ama biz tam bir yediveren tomurcuğuyuz… Bataklıkta büyüyen nilüfer çiçekleriyiz…  

Bizi destekleyen tüm yurtseverlere, evinin pazar parasını kocasından habersizce bize postalayan o Bezirgânlı “anamıza”,  reklam vermek için adeta sıraya giren sevgili çağdaş iş adamları, turizmciler ve zor durumdaki esnafımıza, sayıları 50 kişiyi bulan cefakâr değerli yayın kurulumuza çok teşekkür ediyoruz…

         Bizi destekleyin…

 

         Özer YILMAZ- Elk. Müh.

         Editör,

         Genel Yayın Yönetmeni.

Bu haber 1752 defa okunmu?tur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
********FARKIN NE****************23 Şubat 2014

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

sence; KALAMAR TAVA MI MEZE Mİ?






Tüm Anketler

GOOGLE TERCÜME



Copyright © 2005-2012 www.likyahaber.net Tüm hakları acaip bir şekilde saklanmıştır. Kopye eden fena olur!... demedi demeyin... editör-özer yılmaz/elk.mühendisi-yıldız teknik üniv. POSTA ADRESİMİZ; haber@likyahaber.net
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi

elektronik sigara