Likya Haber Gazetesi, Kalkan, Kaş Antalya Haberler
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU GÜNÜN MANŞETLERİ...

manşetler

SON DAKİKA HABERLERİ....

EKŞİ SÖZLÜK...






CANLI TV İZLE...

YAKINDA...

ÖZELLEŞTİRMELERE HAYIR!

ALEXA

Alexa Certified Traffic Ranking for www.likyahaber.net

SİTEYE GELENLER

free counters

ÇEVRİMİÇİ

ŞAKA ÖYLE OLMAZ BÖYLE OLUR!..

Özer YILMAZ

23 Eylül 2009, 17:10

Özer YILMAZ

ŞAKA ÖYLE OLMAZ BÖYLE OLUR!..

 

Yeryüzünde insanlar ya sigara içerler ya da içmezler. İçenler, sigaralarını çakmak ya da kibritle yakarlar.Ve bunların bir kısmı da kanserden ölür.
            Ama, dünyada demir çelik haddehanesinde çalışan hiçbir işçinin, sigarasını yakmak amacıyla 600 tonluk pres makinesinin arasından emekleyerek geçip 2450 santigrat  sıcaklığındaki fırına ulaşmaya çalışırken can verdiği görülmemiştir. Türkiye'de görülmüştür.
            Karabük'te.
           

Bütün dünyada haşarat, özellikle sivrisinek vardır, buralarda da sinek ilacı kullanılır. Ama, sivrisinek yutup da midesine kaçan sineği öldürmek üzere ağzına Shelltox sıkmak suretiyle zehirlenip ölen,Türkiye' dedir.
            İstanbul, Sultanbeyli.
   
            Dünyanın her yerinde insanlar berbere gidip traş olurlar ama, hiçbir berber, rahatlatmak amacıyla müşterinin kafasını sağa sola kanırtırken adamın boynunu kırıp onu öldürmemiştir. Türkiye'de öldürmüştür.

            Erzurum'da.
   
            Örneğin, bir bankamatikten para çekmek için düğmeye bastığınızda elektrik çarpmaz ve ölmezsiniz ... Türkiye'de ölürsünüz.
            Bozcaada.
   
            Örneğin, hiçbir yerde, otoyolda giderken radyoda duyduğu göbek havası eşliğinde göbek atmak için arabayı ‘sağ şeride çeken’ ve az sonra da arkadan gelen arabanın çarpması sonucu ölen bilinmez.
            Türkiye'de bilinir.

            Adapazarı.
   
            Nüfus sayım günü sokağa çıkma yasağı nedeniyle bomboş otoyolda (Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yoktur ve olamaz) sayım görevlisi 'bariyerlere' çarpıp ölmez.
            Burada ölür.

            Gebze.
   
            Aynı işyerinde biri gece, biri de gündüz vardiyasında çalışmakta olan ve her ikisi de 'mobilet' kullanan bir baba-oğul, birisi işten çıkıp eve gider, öteki evden işe gelirken bir kavşakta karşılaşmazlar ve birbirlerine selam vermek için ellerini kaldırınca çarpışıp her ikisi de ölmezler.
            Konya.
   
            Marangoz atölyesinde çalışan isçiler paydosta üzerlerindeki talaşları temizlemek için birbirlerine 'kompresör' tutarlarken, biri ötekine şaka yapmak için kompresörü onun arkasına yöneltmez, öteki de “şaka öyle olmaz böyle olur” diye aynı kompresörü alıp berikinin makatına sokmaz ve adam bağırsakları patlayarak ölmez.

            İstanbul, Ayazağa.
   

            Gemi mühendisi kazanı kontrol etmek için kazana girdiğinde biri gelip kazanın kapağını kapatmaz ve sonra da gemi yola çıkmaz.
            Kocaeli, Dilovası.
   
            Bir adam ayakkabısının içine kaçan taştan kurtulmak için elektrik direğine yaslanıp ayakkabısını çıkarıp silkelediğinde, yoldan geçen bir başkası onu elektrik çarptığını sanmaz ve elektrikle bağlantısını kesmek amacıyla kafasına kürekle vurarak onu öldürmez.
            Rize.
   
            Dünyanın hiçbir şehrinde, “Buralarda bir pideci varmış, ne tarafta acaba?” sorusuna “Kıymalı mı, peynirli mi?” diye cevap verilmez. Türkiye’ de verilir.

            Dünyanın hiçbir yerinde, 30-40 kişisi yabancılara ev satarak zenginleşivermiş bir balıkçı kasabasındaki hiçbir kimsenin birden serveti, yaşadığı o beldesinin yıllık bütçesinin 5 katı kadar olmaz… Türkiye’nin bir beldesinde olur…

             Dünyanın hiçbir beldesinde, o beldenin denetlenmesine “olmayan birisinin” yazdığı söylenen dilekçe sayesinde tesadüfen başlanmaz. Ne yer ne içer belli olmayan, beklide hiç olmayan bu adam, “şimdi o saklanıyordur” denilerek, kasabanın eli sopalı bir işadamı tarafından köşe bucak aranıp kovalanmaz. Türkiye’ de kovalanır...

            Bu mektup ve anlatımlar böyle uzayıp gidiyor…

Sevgili okurlarım.., dünyanın hiç bir yerinde 15.000 kişice okunan bir gazetenin editörü kendi köşe yazısının neredeyse tamamını, gazetenin posta adresine gelen yazılara vayahut okurları tarafından  yollanmış olan yukarıdaki o abuk sabuk duran yazı ve mektuplardan çok etkilenmiş şaşkın bir halde, bunları köşesine alarak ve yazısını “başka söyleyecek bir şey kalmadı…” diyerek bunlarla doldurmaz. Ama burası Türkiye’nin Kalkan’ı. Doldurur.

Size de öyle mi geldi bilmiyorum ama…, diğerleri neyse de...                                  Ben, bunları gazetelerden okumuş ve böyle olayların olduğunu hemen hatırlayıvermiştim… ama sanki..; Rize’deki olaydan sonraki son üç olayın “bu kadarda olmaz!…, gerçek değil tamamen hayal ürünü” olduğunu düşünmekteyim… Neyse!…

Yeni yıl ve bayram kutlamanızı bende aynı “Likya Haber’in sevgili yazar ve çalışan kadrosu” gibi kutlamak, unutulmaz  adam sevgili Kazım Koyuncu’nun sözleriyle bitirmek istiyorum;                                                                                                                              “Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a,  ateş hırsızlarına, Ernesto Che Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya…”              
            ÖZGÜRLÜK VE BARIŞA BİR YIL DAHA YAKLAŞTIK…

Bizi destekleyin!… Dostlukla…                                                       

Bu haber 1752 defa okunmu?tur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
********FARKIN NE****************23 Şubat 2014

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

sence; KALAMAR TAVA MI MEZE Mİ?






Tüm Anketler

GOOGLE TERCÜME



Copyright © 2005-2012 www.likyahaber.net Tüm hakları acaip bir şekilde saklanmıştır. Kopye eden fena olur!... demedi demeyin... editör-özer yılmaz/elk.mühendisi-yıldız teknik üniv. POSTA ADRESİMİZ; haber@likyahaber.net
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi

elektronik sigara