Likya Haber Gazetesi, Kalkan, Kaş Antalya Haberler
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU GÜNÜN MANŞETLERİ...

manşetler

SON DAKİKA HABERLERİ....

EKŞİ SÖZLÜK...






CANLI TV İZLE...

YAKINDA...

ÖZELLEŞTİRMELERE HAYIR!

ALEXA

Alexa Certified Traffic Ranking for www.likyahaber.net

SİTEYE GELENLER

free counters

ÇEVRİMİÇİ

Merhaba Sevgili Okurlar...

Demet ÖZBAYKAL

23 Eylül 2009, 19:14

Demet ÖZBAYKAL

Merhaba Sevgili Okurlar

Bu köşeden sizlere seslenmekten mutluluk duyuyorum. Sizlere kadına ağırlık veren konular üzerinde birlikte düşünelim söyleşelim istedim. Bu köşede kimi zaman Anadolu’nun binlerce yıl geriye giden tarihi birikimi ve coşkusu içinde kadının varlığına, değerine yer verelim, kimi zaman günümüzde kadının yerini sorunlarını tartışalım kimi zaman içimizden birinin ilginç yaşam öyküsüne değinelim, güncel sorunlarımızı tartışalım…

Ne dersiniz? Lütfen sorunlarınızı size yardımcı olabileceğimize inandığımız konuları ilginç bulduğumuz yaşam öykülerini bize aktarın. Hep birlikte bir kadın platformu oluşturalım, konuları paylaşalım ortak çözümler üretelim.

Şimdi, bu ilkyazımızda öncelikle Anadolu toprağındaki kadın zenginliğini sizlere anlatalım. Uygarlıklar Beşiği Anadolu’nun kökleri binlerce yıl geriye giden tüm kültürlerinde kadın; yaratıcılığı ve üretkenliğiyle hep vurgulanmıştır sevgili okurlar. Eskiçağ uygarlıklarına baktığımızda birçok tanrıça görürsünüz.

M.Ö.II.bin yılın ortalarında Anadolu’ya egemen olan Hitit İmparatorluğu’nda krallar ve kraliçeler, eşit yetkilere sahip yöneticilerdir. Hitit yasalarının kadın erkek eşitliğine büyük önem verdiğini mülkiyet evlilik ve ceza yasaları üzerine hazırlanan yazıyı kaynaklarından öğreniyoruz.

Tarih boyunca yalpan kazılarda çıkartılan heykelcikler arasında kadın heykelleri çoğunluktadır. Bu heykellerde kadının bereket ve güç timsali, olduğu gösterilmiştir.

Kazı yerlerinde birçok kadın biçiminde vazo, kap, kacak bulunmuştur. O en eski çağlarda kadının hekimlik rahibelik çiftçilik değirmencilik gibi iş alalarında da etkin olduğu görüyoruz.

Bu arada Anadolu’nun efsanevi savaşçı kadınlar “Amazon”ları da unutmamak gerekir. Anayurtları üzerine söylenen en akla yakın yer, Karadeniz bölgesinde Fatsa ve Ordu arasındaki bu günkü “Terme ” çayı kenarındaki “Themshyara” antik kentidir. Bir kraliçe önderliğinde yaşamışlar mitolojik öykülere göre kraliçeleri Penthesilera önderliğinde ellerinde çifte baltaları, bozguna uğrayan “Troya ” halkına ve kral Priamos’a yardıma gelmiştir.

            Karadeniz nere, Ege Bölgesindeki Troya, (Bugünkü Kaz Dağları civarı) nere… Oradan buraya at üstünde savaşmaya gelmek.

Kraliçe Penthesileia Akha Komutanı Akhilleus ,ile basabaş dövüşmüş,ancak ölmüştür.Zırhının altında bir kadınla dövüştüğünü bilmeyen Akhillus,öyküsüne göre öğrendiğinde çok üzülmüş ancak artık iş işten geçmiştir.

Halk tarafından çok sevilen av, bereket, doğurganlık tanrıçası Artemis ile aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit Helenistik dönemlerde kimi kentlerin koruyucusu durumundadırlar.

Geç Hitit döneminin baş tanrıçası Kubaba, Frigler’de Kybele dönüşmüştür. Ana tanrıça kavramını Efes antik kentlerindede Artemis’te görüyoruz.

Kadının daha çok evde uğraş verdiği Helenistik dönemlerde aileye ve tek kadınla evliliğe önem verildiği anlaşılmaktadır.

Anadolu’da tarihin her döneminde etkili akıllı başarılı kadınlar olmuştur. Eğer zaman zaman yolunuz düşerde Arkeoloji müzelerini ziyaret edecek olursanız bu kadınların giyimleri süs eşyaları konusunda da fikir edinebilirsiniz. Kadın tarihin ilk çağlarından itibaren her türlü zorluğun yaşam savaşının yanında süslenmeyi güzel olmayı da ihmal etmemiştir.

Altın, bronz, taş, pişmiş toprak, kemik gerdanlıklarla, küpelerle, bileziklerle kendini taçlandırmıştır. Müzelerdeki takı örnekleri gerçekten inanılmaz güzelliktedir. Aslan başlı yüzükler mi ararsınız, bir halkaya takılı minik halka altın küreciklerden oluşan dairevi küpeler mi, çeşitli büyüklükte toplardan oluşan kolyeler mi; yuvarlak kesitli tunç şeritlerden oluşan kolyeler mi, daha neler neler, Antalya müzesi Aksaray müzesi Anadolu uygarlıkları müzesi (Ankara )Bodrum sualtı müzesi inanılmaz güzellikte örneklerle doludur. Bugün bile kullandığımız pek çok takının olardan örnek alındığını söylersem sakın şaşırmayın.

Ayrıca, Anadolu’da hüküm süren birçok kraliçenin figürlerinin o dönem sikke(para)leri üzerinde yer aldığını görürüz. Örneğin Sinop’a adını veren Sinope, Amasra’ya adını veren Amastris, Hitit kraliçeleri Puduhepa,Damihepie,hep sikke mühür sahibi kraliçlerdir.Yine Hitit kralı I.Suppılulima ve prenses Malpinai’de olduğu gibi bir çok Hitit kralının,kraliçeleriyle ortak mühür bastırdığını görüyoruz.

            Yaşadığımız coğrafyada milattan önceki bin yıllar da Likya Uygarlığı geliştiğini biliyoruz. Işık Ülkesi’de denilen Likya ‘nın ünlü bir tanrıçası vardır. Apollon ile Artemis’in anası Lefo Letoon eski çağlarda ona adanmış kutsal bir yöredir, yolunuz düşerse Patara’nın biraz ilerisinde bulunan Letoon’u ve kalıntılarını gezip görmeyi unutmayın. Gelelim, Bizans Dönemine, Bizans Döneminde kadın ailedeki yerinin önemi ne karşılık ilk dönemlerde olduğu gibi yasal hakları acısından kocasıyla eşit değildir. Ama yinede mülk sahibi olmuş ve onu yönetmiştir. Ebelik, hemşirelik, öğretmenlik, dokumacılık gıda üreticiliği gibi meslekler icra etmiştir.

Ancak sevgili okurlar kadının aile içindeki önemli rolü her devirde ön plandadır. Annelik ve ev kadını nitelikleri yasalarda bile belirtilmiştir. Müzelerde sergilenen görsel buluntular, çeşitli iş kollarına ait Anadolu’nun sosyal yaşamından kesitler vermektedir. Süranneleri, çocuk bakıcıları doktorlar ebeler dadılar, dokumacılar, tarlada bağda çalışanlar sanatçı ve aydın kadınlar müzisyenler ve birçokları çağımızda olduğu gibi Anadolu’nun her çağında yaşama zenginlik katmışlardır. Anadolu’da hayat bulan uygarlıklar ve bu uygarlıkların en büyük yaratıcısı kadın öyle birkaç satırla anlatılacak gibi değildir sevgili okurlar. Yaşanan yüz binlerce yıla şöyle kısaca değindikten sonra gelelim Selçuklu ve Osmanlı dönemine; yani Anadolu’da boy göstermeye başlayan bizim kadınımıza ancak onu gelecek sayıya bırakalım da daha uzun anlatabilelim, gelecek sayıya kadar hoşça kalın dostça kalın İşleriniz rast gitsin.

Bize ulaşmak isterseniz telefonumuz: 0.242.844 28 49                     
Demet Özbaykal

Bu haber 1903 defa okunmu?tur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
********FARKIN NE****************23 Şubat 2014

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

sence; KALAMAR TAVA MI MEZE Mİ?






Tüm Anketler

GOOGLE TERCÜME



Copyright © 2005-2012 www.likyahaber.net Tüm hakları acaip bir şekilde saklanmıştır. Kopye eden fena olur!... demedi demeyin... editör-özer yılmaz/elk.mühendisi-yıldız teknik üniv. POSTA ADRESİMİZ; haber@likyahaber.net
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi

elektronik sigara