Likya Haber Gazetesi, Kalkan, Kaş Antalya Haberler
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU GÜNÜN MANŞETLERİ...

manşetler

SON DAKİKA HABERLERİ....

EKŞİ SÖZLÜK...






CANLI TV İZLE...

YAKINDA...

ÖZELLEŞTİRMELERE HAYIR!

ALEXA

Alexa Certified Traffic Ranking for www.likyahaber.net

SİTEYE GELENLER

free counters

ÇEVRİMİÇİ

YEREL GÜNDEM...

Cemil TUFAN

23 Eylül 2009, 16:25

Cemil TUFAN

GEÇMİŞ OLSUN…

 

            Bazı iflasların da yaşandığı bir turizm sezonunu daha geride bıraktık. Oysa ne umutlarla başlamıştık mart ve nisan aylarında yeni sezona!..

            Bu günler, hem işletmecilerimiz hem de turizm çalışanlarımız için hesap günleri. Esnafımızın, otelcilerimizin ve turizm çalışanlarımızın söylediklerine bakılırsa, “Hesaplar yerini tutmuyor!”

            Hesapların yerini tutmadığı şuradan belli: Bazı küçük işletmeler sürekli el değiştiriyor, 28-30 tanesi kapanmış olmasına rağmen hala satılık olan otellerimiz  ve işletmelerimiz var, çarşıdaki esnaflarımızdan bazıları gelecek yıl Kalkan’da yoklar, kalifiye turizm çalışanları için artık Kalkan çekici değil...

            Bu benim “Kalkan turizminin sorunları” konulu 3. yazım. İlki 1997 yılına, ikincisi 2002 yılına ait. Her üçünü de sezon sonlarında yazmışım. Fakat değişen hiçbir şey olmadığı gibi turizmimiz daha da kötüye gitmiş.

            2002 yılında yazmış olduğum yazıda; “Emeklerimizin ve yatırımlarımızın karşılığını alamadık. Alamadık ama, hem işletmeciler, hem de turizm çalışanları olarak ileriye dönük ciddi değerlendirmeler yapıp, kolektif düşünceler üretmeye çalışmadık. Her yıl daha da kötüye giden turizmimizin kötüye gidiş nedenlerini hiç sorgulamadık. Devletimizin ilgili kurumları; Kültür ve Turizm Bakanlığı’mız ile bunların işlevsiz ilçe teşkilatları, halka en yakın yerel yönetimler; zorunlu olarak üye olduğumuz ve yıllık ödentilerimizi düzenli bir şekilde ödediğimiz Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odası ne yapar hiç sormadık..” demişim.

            Demişim ama değişen bir şey olmuş mu?.. Hayır!.. Olumlu yönde değişen hiçbir şey olmadığı gibi Kalkan turizmi daha da kötüye gitmiş.

            Her alanda olduğu gibi turizmimiz konusunda da kendimizi sorgulayacak olursak, “Acaba biz nerede hata yapıyoruz?”

            Özellikle son yıllardaki; “Gemisini kurtaran kaptan.”, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın”, “Her koyun kendi bacağından asılır.”, “Devletin malı deniz yemeyen domuz.” gibi bencillik çağrıştıran yanlış düşünce biçimlerinin toplumumuza hakim olması en büyük birinci yanlışlarımızdan. Çünkü sosyal bir varlık olan insanın  tek başına yaşaması mümkün olmadığı gibi sorunlarını da tek başına aşabilmesi mümkün değildir. İkinci büyük yanlışımız ise; toplumsal duyarlılıkları olan insanlarımızı, her dönemde ve her yerde olduğu gibi susturmaya çalışma yanlışımız.

Biz ne çekiyorsak bu iki yanlıştan çekiyoruz. Yakın tarihimiz olan “Osmanlı”nın son yıllarına bakalım: Koskoca “İmparatorluk” un dağılmakta olduğunu son dönem “Osmanlı Aydınları” görmemişler mi?..  Hem de nasıl görmüşler!..  Acı çekip haykırmamışlar mı?... Hem de nasıl haykırmışlar!..  Ama biz ne yapmışız? Toplumsal duyarlılığı olan bu aydınlarımızı susturmak için oradan oraya sürgün etmişiz. Ya sonuçta ne olmuş? Koca İmparatorluğun külleri havalarda savrulmuş. Savrulmuş ama, son dönem Osmanlı Aydınları’nın acılar içinde haykırdıkları ve toplumsal dinamikleri oluşturan aydınlık  fikirlerinin sonucu, havalarda savrulan bu küllerin içinden de genç “Cumhuriyet” imiz fışkırmış.

           

            Hiç kimseye değil, “Biz bize benziyoruz.” Ve maalesef yaşananlardan dersler çıkaramıyoruz ve dibe vuruncaya kadar aynı hataları her dönemde ve her yerde tekrar ediyoruz. Cumhuriyet döneminde de çok hatalarımız oldu. Ve Cumhuriyet döneminde de düşüneni, okuyanı, yazanı çoğu kez hep suçlu bilerek bu günlere geldik...

            Kalkan da Türkiye’nin bir parçası ve “Bize benziyor.” Biz, ülkemizin neresinde olursa olsun herhangi bir konuda hangi hataları yapıyorsak, beş aşağı beş yukarı Kalkan’da da aynı hataları yapıyoruz.

            Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi Kalkanlılar olarak bizim de, turizmimizin çok kötüye gidişiyle ilgili en büyük hatamız edilgenliğimiz, suya sabuna dokunmayan suskunluğumuz ve kaderciliğimizdir. Oysa zor da olsa insanlar,  toplumlar,  meslek grupları ve ekonomik sektörler kaderlerini değiştirebilirler. Bunun yolu da susmak değil, örgütlenerek aklın ve bilimin rehberliğinde sorunlara uzun vadede çareler bulmaktır.

Bu haber 1827 defa okunmu?tur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
********FARKIN NE****************23 Şubat 2014

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

sence; KALAMAR TAVA MI MEZE Mİ?






Tüm Anketler

GOOGLE TERCÜME



Copyright © 2005-2012 www.likyahaber.net Tüm hakları acaip bir şekilde saklanmıştır. Kopye eden fena olur!... demedi demeyin... editör-özer yılmaz/elk.mühendisi-yıldız teknik üniv. POSTA ADRESİMİZ; haber@likyahaber.net
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi

elektronik sigara