|
Seyed MANSOUR
MORTAZAVİŞehir
Plancısı,
e-posta :morimans@hotmail.com
Dikkat Şahan…. pardon mimar çıkabilir…
Geçen sayıda
toplumumuzun icat ettiği nadide
mesleklerden söz etmiştim. O yazıdaki tespitler sadece küçük
beldemizde yaşanan trajikomik olaylardan yola çıkarak varılan
sonuçlar değildi. Yazıyı kaçıranlar için ufak bir hatırlatma
yapayım. Mesela bir orkestranız var. Bir
şef lazım.Ne yaparsınız?
Kesinlikle ve kesinlikle gerçek bir şef aramazsınız. Hemen
birkaç mimarlık ofisine gidersiniz. Kapısını çaldığınız
bir çoğunda,
en az bir iki tane orkestra şefi görünümlü mimar arkadaşlardan
bulursunuz. Sonrası mı? hepimizce
malum. Sözüm meclisten dışarı. Haşa.
Sanılmasın ki söz konusu orkestra şefi görünümlü mimarlar bir
tek Kalkan’da mevcut. Hayır,
bu değerli şahsiyetler ülkenin her
köşesinde yaşarlar. Örnek istiyorsanız 09.02.2006 tarihli
Cumhuriyet gazetesinde sayın Oktay
Ekinci tarafından hazırlanan uygarlıkların izindeki
bölüme bakmanız yeterlidir. Burada Prof. Dr. Şengül tarafından
kaleme alınan on maddelik bildiri bu konuda ciddi bir
kilometre taşı olarak değerlendirilmelidir.‘Mimardan
başkası imar planı yapamaz’ adını taşıyan
bu bildirinin
yedinci maddesi ne diyor? Diyor ki,
ha mimar ha orkestra şefi ‘Çünkü;
başka türlüsü eşyanın tabiatına aykırı’. Bu teze hayır
diyenler çok dikkatli davranmalı.
Çünkü hayır demek; eşyalarla oynamak demek dolaysı ile
tabiatla oynamak demektir. Kimsenin tabiatı ile oynamadan ne
yapmalı peki?
Ta başından
söylüyorum. Yeni dünya düzeninin
ve post modern popüler kültürün şiddetli bir savunucusu olan
bu köşe ve onun yazarı, olaylara
hiçbir şekilde ‘bilimsel’ yanaşmaktan yana olmayıp, hep
‘filimsel’ yanaşmayı tercih edecektir. Bu bağlamda
böyle nadide mesleklerin kesinlikle koruma altına alınmasından
yanadır. Yani koskoca Prof. Dr. mimardan daha iyi
mi bileceksiniz? Üçüncü madde ne
diyor bakalım. Bomba gibi bir tespit.
Bu maddenin Türkçe si şu:
Binlerce sene önce ilk kentler
mimarlar tarafından yapılmış. Örnek mi?
Hippodamos. Ne yani, şimdi
iki bin sene önce dişçi mi vardı? Yoktu tabi. Marangozlar
yapardı diş çekimini. Tabi zamanında marangozluk diye bir
meslekte yoktu. O işi de bir sürü kendini bilmez adam,
Dişçidamos diye bir mimardan kaptılar. Yani bence en
iyisi, gayet gereksiz bir uğraş olan dişçilik mesleği,
marangoz görünümlü mimar arkadaşlarca yapılmalı. Ben bunu
bilir bunu söylerim.
Yine ta başından
söylediğim gibi, bireysel çabalar her zaman yok olmaya
mahkumdur. Ciddi bir şekilde
örgütlenmek gerekiyor. Kimlere ve hangi düşünce ye karşı
sormanıza hiç gerek yok. Şimdi bir sürü
kendini bilmez plancı kalkıp da, ne demek istiyorsunuz
diye sorabilir, nadide “korunması
gereken plancı görünümlü mimar”
arkadaşlara. Onlar ki kentlerimizden başka hiçbir düşünceleri
yoktur. Onlar ki ‘kendime bir şey istiyorsam namerdim’
düşüncesinin en ateşli savunucularıdır.
(Onlar ki, “kendilerine bir şey istiyorlarsa, namerttirler”,
onlar ki ....)
Bu sorunları aşmak
için, Haddini Bilen Plancılar Hareketini (HBPH)
başlatıyoruz. Hareketimizin savunduğu temel zihniyet şudur:
‘imar’ın başına ‘M’ koysan ‘mimar’ olur, o
yüzden imar planını yapsa yapsa, mimar yapar. Tabi ki bu tezi
ortaya atmamıza neden olan tüm mimar arkadaşlara sonsuz
teşekkürlerimi sunar, hareketimize desteklerini bekliyorum. Ne
demek arkadaşlar, siz gidin kendi başınıza şehir planlama diye
bir şeyler icat edin sonra da imar planlarını biz yapacağız
deyin. Yok öyle yağma.
Son bir uyarıda sağlık bakanlığına.
HBPH, Mimar arkadaşların imar planı işlerini hel
edince, partileşmeyi düşünmektedir. Ve böylece bu parti ilk iş
olarak, bizim gibi beyinleri ile çalışanlar için, çok önemli
olan açık beyin cerrahisini de ‘beyin
cerrahı görünümlü mimarların’ yapmasını gündemine
alacaktır. Bizden söylemesi.
Not:
Şimdi yatak odasına çift kişilik
yatak yerleşemeyen, tuvalet kapısı klozete takılıp içeri
girmenizi engelleyen, mutfak kapısından buzdolabı girmeyen,
perdelikler takılınca pencereleri açılamayan evlerdeki
gayet önemsiz problemlerin sorumlusunu, sakın ola haa
boşuna mimarlar arasında aramayın. Hepimiz biliyoruz onların
kim olduğunu. Tabi ki mimar görünümlü orkestra şefleri!!!!
Aman dikkat!!!
Şahan ….Pardon
her an her yerden, “mimar”
çıkabilir.
Sevgi ile kalın.
|