|
ŞUBAT
YOLCUSU Sercan SERT
e-posta : haber@likyahaber.net
KALKAN’DA SAĞ…
Bölgemizin konumlanışı gerek idari, gerek ticari, gerek sosyal
yaşam anlamında siyasetten bağımsız olarak, kuşkusuz ki
şekillenmiyor. Bizde bu yazımızda sağ ve sol siyasi
anlayışlarının örgütlenme, iktidar anlayışının bölgemize
olumlu ya da olumsuz yansımalarını ele almaya çalıcağız.
Ülke genelindeki sağ mantık, Kalkan sağ anlayış ve onun
taraftarlarıyla tıpatıp benzerlik göstermektedir. Son iki
dönemdir yerel iktidarı elinde bulunduran sağ düşünce, genel
sağ anlayışın başarı ile uyguladığı, olup biten olayların
suyuna gitme yöntemi ile birlikte, makyaj da yapabilme
özelliğini ustalıkla kullanabilmiştir. Peki nedir bu MAKYAJ?
Sorusunun cevabını yerel iktidarın icraatlarına bakıldığı
zaman görebilmek mümkündür. Herhangi bir mahalle muhtarlığının
donanım ve bütçesiyle yapılabilecek hizmetlerin, tantanalı bir
şekilde kamuoyuna yansıtılarak, yine bu hizmetleri büyük ve
önemli işlermiş gibi halkımızın gözünün içine sokma çabası
olarak anlayabiliriz. Bu anlayışla sağın, sola yerel politik
arenada çalım ve golünü kolaylıkla atabildiğini görebiliyoruz.
Bu makyajların kullanıldığı alanları örneklemek gerekirse de
bölgemizin çeşitli yerlerinde tamamen politik rant amaçlı
dağıtılan dükkan niyetli barakaları gösterebiliriz. Bir
lütufmuş gibi halkımıza dağıtılan bu barakaları alan
vatandaşlar, yeni bir dükkân yapımı kadar masraf etmesi ise
cabası. Bu masraflar madem yapılacak, güzel bir
projelendirmeyle Kalkan’a yakışacak şekilde yapmak yerine
‘’saldım çayıra mevlam kayıra’’ haydi yavrum sandığa anlayışı,
sağın genel duruşu olarak görmekteyiz. Bu tarz politik getiri
anlamında yerini her zaman bulmuştur. Peki, etik midir? Bu
durum iktidarların etik anlayışları ile açıklanabilir
herhalde… Peki, bu alanda golü yiyen sol ne yapıyor? Bunun
cevabını aşağıda Kalkan’da solu anlatırken vermeye çalışalım.
Kalkan
sağının, genel sağla çok benzeşen bir başka özelliği de
toplumun refah ve zenginliğinden çok bireylerin
zenginleşmesine önem vermesidir. Bu doğrultuda son yedi yıl
içerisinde örneği pek mümkün görünmeyen enteresan zenginler
ortaya çıkartmıştır. Yabancıya mülk satışı ile ortaya çıkan bu
bir avuç sonradan zengin olan kimseler, kural tanımaz,
saldırgan tavırlarıyla toplumsal zenginleşmeye ve bölgenin ana
geçim kaynağı olan turizme çok ciddi zararlar vermiştir. Bu
sonradan zenginlerin yerel iktidarla olan yakınlığı yine son
derece dikkat çekicidir.
KALKAN DA SOL
Gelelim kalkan soluna… Sevgili yerel solumuz, genel Türk solu gibi
birbirlerinin etinden kanından beslenmeye bayılırlar. Sağın
sığ ve kurnaz politikaları ile uğraşacakları, karşı
politikalar geliştirecekleri yerde, doksan dört seçimlerinden
buyana, sürekli birbirleriyle didişip durmayı tercih
etmişlerdir. Bu süreçte diyalog eksikliği, tahammülsüzlük,
seçimlere bir çatı altında gitmelerini engellemiştir.
Dolayısıyla bu sağın işine gelmiş, onlarda her zaman olduğu
gibi bu durumdan akıllıca yararlanmışlardır.
Kalkan siyasi tarihinde üç dönem seçimleri kazanan sol, özellikle
seksen dokuz doksan dört yılları arasındaki iki dönemlik
iktidar süreçlerinde geleceğe yönelik önemli alt yapı
hizmetlerini bölgeye kazandırmışlardır. Ayrıca lejant ve
mimarı alanda uyguladıkları duyarlı, korumacı politikaları
diğer başarılı yönleridir. Gelgelelim bu olumlu hizmetlerini
kamuoyuna aktarmakta aynı siyasi başarıyı sağlayamadıklarını
görmekteyiz. Bunun yanında dönemin yerel yönetimi ve parti
kadroları, icraat süreçlerinde, örgütsel tabanlarından gitgide
uzaklaşması da bir başka dikkat çekici husustur. Örgüt
tabanının uyarı ve görüşlerini dikkate almayan dönem iktidarı,
tepede oluşturdukları anlamsız kasla, Kalkan özelinde ciddi
bir potansiyeli olan solun her geçen gün erimesiyle, günümüzün
seçim yenilgilerine neden olmuşlardır. Muazzam bir genç
potansiyeline de sahip olan Kalkan solu, bu dinamik gücünü bir
türlü seçim süreçlerinde örgütleyip, kullanamamış olduklarını
görüyoruz.
Yöresel solumuzun karar vericileri, eskiden bu yana, Kalkan’ın
kalburüstü sayılan ailelerinden medet ummuş, onlar olmazsa
sanki sol olmazmış, yerel seçimler kazanılamazmış gibi düşünce
şeklini uzunca bir zaman savunmuşlardır. Bu düşünce şekilleri,
solda var olan ayrışmaların ana nedeni haline gelmiştir.
Toplumun önemli bir kesimi olan dar gelirli vatandaşlarımız,
tepede oluşan bu kas ve kalburüstü durum yüzünden, tepki
niteliğindeki oylarını sağ partilere vererek sola karşı tavır
almışlardır. Kaldı ki bu kalburüstü ailelerin birçoğu,
çıkarları doğrultusunda son seçimlerde rantın ve sağ iktidarın
yanında olmuşlardır.
Yaşanan ağır seçim yenilgisinin ardından, solun kendini sorgulaması
ve ayrışmaları, kişisel kaprisle birlikte hırsları bir yana
bırakıp, birleşme sürecini başlatmaları, önemsenecek bir
gelişme olarak görülebilir. Şu anki durum itibarı ile büyük
çoğunluğu CHP çatısı altında toplanan solun, bir an önce,
dışarıda kalan kesime de ulaşıp, birleşimin içine alması
gerekmektedir. Bununla birlikte ideolojik olmayıp geleneksel
aile yapısı nedeniyle sağa oy veren vatandaşlarımıza, kendini
iyi anlatıp, oylarına talip olmalıdır. Olmazsa olmaz diye
bileceğimiz başka bir unsurda, yıpranmış kadrolar, yerlerini
yenilerine bırakıp, onlara tecrübeleri ili destek olmalıdır…
Bunun örneğini, son seçimlerde uygulayan, kalkan sağının seçim
başarısı ortadadır…
Bütün bu olup bitenler karşısında uygulanacak siyasi tavır, sadece
Kalkan solunun değil, sağ rantiye iktidarının meydana
getirdiği, enkaz altında ezilen Kalkan halkının da ihtiyacı
olan bir durumdur.
Demek ki, montaj sanayiden medet umma devri bitmiştir. Devir,
orijinal gövdeyi toparlama devridir. Artık kalburun altı da
üstü de birdir.
Saygılarımla. |