YAZARLAR

YEREL GÜNDEM Cemil TUFAN e-posta: bilgi@cemiltufan.net

 UMUTSUZLUK

      Yeni bir turizm sezonu daha yaklaşıyor. Fakat turizmcilerimiz umutsuz. Turizm işimiz de “N’olacak bu memleketin haline?” deyip hiçbir şey yapmamaya dönüştü.

Turizmin iyi gittiği 1990’lı yılların Kalkan’ında şubat ve mart ayları geldi mi esnafımızda hummalı bir çalışma başlardı. Herkesin gözlerinde pırıltı, yüreklerinde umut görülürdü turizm sezonuna hazırlanırken. Bu aylar geldi mi usta, boyacı, demirci, fayansçı, tesisatçı bulmak epey güç olurdu. Çünkü herkes koştururdu.

90’lı yılların bu aylarında yaşanan umutlu heyecanlar, son yıllarda umutsuzluk ve karamsarlıklara bıraktı yerini. Gelen haberlere göre kapanan otellerimiz ile iflas eden işletmelerimize önümüzdeki yıllarda yenileri eklenecek.

“Ne olacak bu memleketin hali?” gibi “Ne olacak bu turizmin hali?” demekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Hepimiz edilgeniz ve kurtarıcı bekliyoruz.

Bizi kim kurtaracak?...

Oysa cevap açık: Bizi bizden başka kimse kurtarmayacak!..

Kurtarmayacak ama işimiz de Hoca’nın “Fil Hikâyesi”ne dönmüş durumda.

Birbirine güvenmeyen, dayanışma ruhundan uzak ve asık suratlı insanların her geçen gün çoğaldığı bir ortamda “Fil Hikayesi” ile biraz gülelim bari:

* * *

Moğollar’ın Anadolu işgalinde Akşehir’i de Moğol Komutan “Şehzade Keygatu” işgal eder. Keygatu Akşehir’e gelirken yanında bir de “fil” getirir. Halkı toplayarak bu fili hediye olarak getirdiğini ve ona çok iyi bakmalarını söyler.

Fil bu, başa belâ! Ne doğru durmasını, ne doymasını bilir. Halkın elinde avucunda hiçbir şey bırakmaz. Akşehirli’nin canına tak etmiştir.

“Ne yapalım, kime gidelim” derken Nasrettin Hoca’ya başvururlar.

“Aman hocam canım hocam, Moğol Komutan Keygatu seni sever. Bu fil hepimizi canından bezdirdi. Hep beraber gidelim sen anlat derdimizi. Kurtar bu filden bizi” diye yalvarırlar.

Hoca düşünür taşınır ve “Peki” der. Hep birlikte çıkarlar yola, Hoca önde heyet arkada.

Saraya yaklaştıkça heyettekiler korkudan teker teker yok olur. Saraya girdiklerinde Komutan Keygatu:

-“Hayırdır hocam bu ne haldir?” deyince Hoca şöyle geriye dönüp bakar. Bir de ne görsün! Keygatu’nun karşısında kendinden başka kimse yok. Hoca kızar, hoca şaşar. Ayıptır bu, ona yapılır mı? Hoca yalnız bırakılır mı? Kendi kendine “Ben size sorarım!” der ve Komutan Keygatu’ya dönerek:

“Şehzadem! Hani bizlere hediye bir fil getirmiştiniz ya... Zavallıcık pek yalnızlık çeker. Bu dünyada kimi kimsesi yok. Düşündük taşındık bu bizim file bir eş daha verseniz.” der.

Komutan Keygatu:

“Hay hay hocam! Size hemen bir fil daha verelim” der.

Hoca izin isteyip dışarı çıkar. Köşe başında hemşerileri hemen başına toplanırlar.

“Ne oldu Hocam hallettin mi?” diye sorarlar. Hoca gülümser;

“Elbette hallettim.” der. “Gözünüz aydın bir fil daha geliyor.”

<< Geri


 


Künye
Temsilcilikler
Abonelik Bilgileri
Bize Ulaşın

©2005 Likya Haber Gazetesi - www.likyahaber.net
Menteşe Mahallesi, Şehitler Caddesi, Baysal İş Mrk. No38/E 07960 Kalkan / Antalya / Türkiye +90 242 844 1101
info@likyahaber.net
& haber@likyahaber.net

Bu sitede bulunan bütün içerik ve grafiğin HER HAKKI SAKLIDIR. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ve çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED LİKYA HABER 2005 - 2006