SUÇ BİLİM VE FEN İNSANLARINDA DEĞİLMİŞ


Açıklama: Sel felaketi Trakya ve İstanbul'u vurdu. Onlarca insanımız sele kapılıp canlarından oldu. Binlerce insanımız gözyaşlarına boğuldu. Çocuklar öksüz kaldı. Trilyonlarca liralık maddi kayıplar ise cabası...
Kategori: KÖŞE YAZARLARIMIZ
Eklenme Tarihi: 26 Ekim 2009
Geçerli Tarih: 25 Ekim 2020, 05:51
Site: Likya Haber Gazetesi, Kalkan, Kaş Antalya Haberler
URL: http://www.likyahaber.net/haber/yazar.asp?yaziID=445


SUÇ BİLİM VE FEN İNSANLARINDA DEĞİLMİŞ

 

Sel felaketi Trakya ve İstanbul’u vurdu. Onlarca insanımız sele kapılıp canlarından oldu. Binlerce insanımız gözyaşlarına boğuldu. Çocuklar öksüz kaldı. Trilyonlarca liralık maddi kayıplar ise cabası…

            Sel felaketiyle ilgili haberleri her izleyişimde Tanzimat sanatçısı Ziya Paşa’nın;

            “Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm

            Dolaştım mülk-i İslâmı bütün virâneler gördüm.”

dizelerini mırıldandım hüzünle.

            Ziya Paşa 150 yıl önce; “Bütün Avrupa ülkelerini gezdim çok güzel şehirler, köşkler gördüm. Fakat bir de İslâm ülkelerini dolaştım sadece virâneler gördüm.” demekteydi.

           

             Sayıları 100’e varan üniversitelerimiz ve bu üniversitelerimizin kent tasarımı, mimarlık ve mühendislik fakültelerine rağmen “Nedir Allah’ım bizim bu kör talihimiz?..”

            Kusur okumuşlarda, eğitim almış bilim ve fen insanlarında mı?..

            Kusur yasal düzenlemelerde mi?..

 

            Felaketten sonra basına yansıyan bilimsel raporlara ve yetkililerin açıklamalarına bakılırsa kusur ne görevlerini düzgün yapan bilim ve fen insanlarında, ne de yasal düzenlemeler de.

            Kusur bazı belediye başkanlarında ve bazı belediyelerin karar organlarında. Yani en yakınımızda siyaset yapanların bazılarında.

            Kusur bildikleri halde çıkarları gereği görevlerini yapmayan denetmenlerde.

           

            Afet bölgesinde incelemeler yapan Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel

EROĞLU bakın neler söylüyor:

            “Bölgede Mimar Sinan zamanında yapılan 4 gözlü köprünün 2 gözü kapatılarak yüksek yapılaşmaya izin verilmiş. Geçmişte belediyenin yaptığı çok önemli hatalar var. Çok vahim hatalar bunlar. Mimar Sinan akışı hesaplamış, O, 4 göz koyduysa bizim köprüye 6 göz koymamız gerekirdi…”

            Ayamama Deresi ve çevresi ile ilgili plan değişikliklerine İBB Şehir Planlama Müdürlüğü şöyle itiraz etmiş; “Mevcut arazi üzerinde akaryakıt ve LPG istasyonu bulunduğundan yapılan imar planı tadilatı kaçak istasyonu yasallaştırmaktadır. Ayrıca, arazinin akaryakıt istasyonu kurulması için uygun olmadığı görülmüştür…”

Aynı bölge ile ilgili İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü de; “…Sıvılaşma riski olan bölge ve yapay dolguya bağlı mühendislik problemleri yaşanabilir” demiş.

 

İSKİ ise; “Yapılaşmaya uygun olmayan alan” şeklinde rapor vermiş.

            Fakat bilimsel verileri dinleyen kim?...

            Bu raporlar kimin umurunda?..

           

Bu durum İstanbul’da böyle de Kaş’ımız ve Kalkan’ımızda farklı mı?.. Bölgemiz deprem bölgesi. Geçenlerdeki bir sohbetimizde Kalkan Belediyesi’nin bir meclis üyesi arkadaşım;

            “Fay hattının üzeri bile imara açılmış…” dedi.

            Biraz düşünebilmek ve doğru yapabilmek için mutlaka kitlesel ölümler mi yaşanması gerekiyor?..

 

           

                                                                                  KALKAN- Ekim 2009