Varlığım Türk varlığına armağan olsun...


Açıklama: "Bağımsız Türkiye" diyenlerin katkılarıyla, "patronsuz çıkartılan" Türkiye'nin tek gazetesidir Birgün Gazetesi.
Kategori: KÖŞE YAZARLARIMIZ
Eklenme Tarihi: 03 Kasım 2009
Geçerli Tarih: 25 Ocak 2020, 08:12
Site: Likya Haber Gazetesi, Kalkan, Kaş Antalya Haberler
URL: http://www.likyahaber.net/haber/yazar.asp?yaziID=439


Varlığım Türk varlığına armağan olsun…

 

BİRGÜN…

Keyifle okuduğum tek ulusal gazete…; Birgün…

“Bağımsız Türkiye” diyenlerin katkılarıyla, “patronsuz çıkartılan” Türkiye’nin tek gazetesidir Birgün Gazetesi.

Gazetenin ortaklarındanım. Ortaklık öyle sizin bildiklerinizden de değil…

Manşetlerine bayılıyorum şu Birgün’ün. Gurur duyuyorum onlardan… Öğreniyorum… Yayıncılığından yazarlarından müthiş etkileniyorum.

Nefesim daraldığında soluk almama, umutlanmama katkı sağlıyorlar. Likya Haber Gazetesinde onların azımsanmayacak katkıları var.

Yazarları ayrı bir âlem, müthiş adamlar… Tıpkı “bizimkiler” gibi…  Ateşle dans ediyorlar.

Onlarda bizimkiler gibi, “bataklıkta büyüyen nilüfer çiçekleri…” gibi, her gün büyüyorlar, çoğalıyorlar…

Ben…, bizler, arkadaşlarımız…; zamanın kırıldığı yerde bir başka zamana doğru ilerlerken şiiri, müziği ve yazıyı, hayal gücünü ve arzuyu yeniden üretip ‘gökyüzünün fethine’ doğru yola koyulduk...

Masalları olmayan bu coğrafyada çocuklar için yeni masallar yazmaya çalışıyoruz… Yıllara meydan okuyan yolculara, Rosa’ya, 68 baharına, İstanbul’un sokaklarında İMF yi taşlayan asi çocuklara…, “Kıyılarımızı yağmalamayın…” diyen manşetlerimize ve bizi biz yapan her şeye...

Bu sözlerin ortak sahibi olan herkese kapımız açık…

 

***

CEYLAN’I MİLİTARİZM ÖLDÜRDÜ…

Bu günlerde ben..,

Kalkan’ın ciğerlerini, imar oyunlarıyla kurutmak isteyenlerden, Kalkan’ı talan edenlerden daha ziyade;

Her sabah “Varlığım türk varlığına armağan olsun…” diye yemin ettirilen 12 yaşındaki çocuklardan biri…,

İlkokul çağındaki körpecik bedeni havan topu mermisi ile paramparça edilen Ceylan’la ilgileniyorum...

Annesinin; “Kızımın parçalarını eteğimde taşıdım” “Ceylanem kezew" (Ceylan’ım ciğerim) diye sevmelere doyamadıkları bir kız çocuğu Ceylan…  

28 Eylül 2009 günü, Lice’nin Şenlik köyü Xambaz mezrasında evinin 200 metre ötesinde koyunları otlatırken 12 yaşındaki Ceylan Önkol, kendisine ateş edilmesi sonucunda yaşamını yitirdi.
Lice’de taburdan atılan silahla hayatını kaybeden Ceylan Önkol şiirler mezarlığına gömüldü.

Mezarına Türk varlığını temsilen kimse katılmadı. Başbakanımız sustu. Paşalar sustu. “Olayın arkasından; her savaş acısı karşısında hep aynı umursamaz tavrı gösteren Genelkurmay yetkilileri, Ceylan’ın ölümünün ardında yatan gerçekleri de gizlemeye çalıştılar. Türkiye’ de bir kez daha “Devletin resmi bilirkişileri” olayı “içinden çıkılmaz” hale getirmeyi amaçlayan bir rapor düzenlediler.
Ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne imza atmış bir devletin Başbakanı, komşu coğrafyalarda öldürülen çocuklar için gösterdiği tavrı, Ceylan için çok gördü…”

“General rütbesi olmayan "sivil" Recep Tayyip Erdoğan, daha önce İsrail’e "Siz çocukları öldürmeyi iyi bilirsiniz" diye kostaklanan, konuşan-konuşkan başbakan; Ceylan çocuk cinayetinde, doğruları söylememek için, sustu!”

Uğur Kaymaz… Ceylan Önkol… ve çocuklarımız…

Bugüne kadar o coğrafyamızda süren savaşta çok sayıda çocuk katledildi.

En son, Ceylan’ın bedeni bu savaş yüzünden parça parça edildi.

“Çocuklarını koruyamayan bir devlet devlet değil olsa olsa çete devletidir.”

Ben, bir gün gelip, hayatlarını yaşayamadan öldürülen Uğur’ların Ceylan’ların serpilip can bulacağına, Kalkan ve Kaş’a kadar gelip parçalanan bedenlerini göstererek, barış ve özgürlük içindeki bir hayatın çocukluğunu yaşayamadıkları için “Siz buralarda ne yapıyorsunuz…!? Hiç utanma arlanma yok mudur sizlerde!…” deyip, imar yolsuzlukları yapanlardan, talan zihniyetinden “halkları adına” mutlaka hesap soracaklarına inanıyorum… Bunun, geleceğin Türkiye’sinde mutlaka olacağını biliyorum… Ama mutlaka…!

 

***

VARANLARDAN VAZGEÇİN…

Yolda görüp bazıları, “Özer’ciğim, yeter artık bu varanlardan vazgeçin…” diyenler oldu… Onlara cevap; gazetemizin sütunları olacak…

Bütün yolsuzlukların dosyalarını, sırasıyla birer birer aralayacağız…

Çünkü; Ceylan’a sözümüz var…!

Zapatistalara, Kazım Koyuncu’ya, Filistinli çocuklara, Yunanistan’da isyan eden gençlere, Rosa’ya, 68 baharına söz verdik…

Henüz yeni başladık…

(Bence hiç fazla zaman harcamadan, direnmeden, usulca herkes dosyasını teslim etsin bize… Biz nasıl olsa onları arayıp bulup tozlu raflarından çıkartacağız… Belli mi olur, hafifletici sebep olurdu…)

Kısaca; Varanlar var oldukça, varan yazılarımız devam edecek…

 

***

ÇOOOOK ÇOK TEŞEKKÜRLER…

Her geçen gün çoğalıyoruz… Kaş ve Kalkan’da biz destekleyen birçok yurtsever, çağdaş aydının yanı sıra, reklam vermek için adeta sıraya giren sevgili çağdaş iş adamları, turizmciler ve zor durumdaki esnafımıza, sayıları 50 kişiyi geçen cefakâr değerli yayın kurulumuza… Her geçen gün sayıları çoğalarak artan okurlarımıza…

Çooook çok teşekkür ediyoruz…

Size yaraşır olmaya devam edeceğiz…

Bizi destekleyin…

 

Özer YILMAZ

Editör