KAŞA KAR YAĞDI!


Açıklama: KAŞA KAR YAĞDI!
Kategori: KAŞ HABERLERİ
Eklenme Tarihi: 27 Aralık 2012
Geçerli Tarih: 25 Ocak 2020, 07:40
Site: Likya Haber Gazetesi, Kalkan, Kaş Antalya Haberler
URL: http://www.likyahaber.net/haber/haber_detay.asp?haberID=3512


KAŞ'A KAR YAĞDI!

Bu beyazlık ta ne?

Kaş çok soğuk, sanki kar yağıyordu. İliklerimize kadar soğuk girmişti. Bu rüzgâr kime kızmış ki bu kadar sert esiyor. Şimdi yatma zamanım geldi. Annem uyarmadan yatayım bari. Sabah yatağımdan kalktığımda çok üşüdüğümü hissettim. Sonra pencereye bir baktım o da ne? Kaş’ın o yemyeşil ağaçları yok, o ağaçlar bembeyaz kara bürünmüştü. Kaşta bu bir ilkti. Böyle bir şey daha önce hiç olmamıştı. Kaşa kar yağmıştı. Hemen dışarı çıkmak istedim. Tabi annem izin vermedi. Anneme çok kalın giyeceğimi, 5–10 dakika oynayıp geleceğimi söyledim. Annemden zor bela izin almayı başardım. Kaş’ın eski halinden eser yoktu. Tam karla oynayacaktım ki ayağım kaydı. Eyvah düşüyorum! Ta Kaş’ın meydanına kadar yuvarlandım. Ama nasıl yuvarlandığıma bir türlü anlam veremedim. Yavaş ve dikkatli adımlarla ilerliyordum.

Kaş gerçekten de beyazlara bürünmüştü. Kaş sanki gelin oluyordu. Gökten hiç inmeyen güneş bugün yerinde yoktu. Birde ne göreyim; deniz donmuştu. Sonra aklıma bir fikir gelmişti. Denizin üstünde kaymak istedim. Filmlerdeki çocuklar hep öyle yapıyordu, benim de hep yapmak istediğim şeydi bu. Bu gerçektende çok eğlenceliymiş. Sonra Meis’e kayarak gitmek istedim. Hiç yapamasam da bir denemek istedim. Sanki Meis buzdan heykel gibiydi. Denizin ortasına gelmiştim. Ve hala kaymaya devam ediyordum. Bir an çok yorulduğumu fark ettim. Biraz denizin ortasında oturmayı denedim. İşte o an Kaş’ın ne kadar soğuk olduğunu hissettim. Biraz dinlendikten sonra kaymaya devam ettim. Meis’e yaklaşmıştım. O da ne? Karşıda insanlar vardı ve hepsi bana şaşkın şaşkın bakıyorlardı. Eyvah! Denizin üstü çatlıyordu… Hemen paniğe kapıldım: “İmdat imdat!” diye bağırıyordum. Karşıda ki insanlar bakıyorlar ama hiç birisi yardım etmiyorlardı. Sanırım ölümüm yaklaşıyordu. Fakat o da ne? Bir adam çekiyordu beni. Hayatımda bu kadar korktuğumu hissetmemiştim.

Saat ne kadar çabuk geçmişti. Kesin annem ve babam merak etmişti. Sonra hayatımı kurtaran adama “teşekkür” ettim ve “telefonunuzu kullanabilir miyim?” diye sordum. O da:”tabi” dedi. Ve annemi aradım, olanları anlattım. Annem çok telaşlandı. Anneme “telaşlanacak bir şey” olmadığını söyledim. Bu gece beni kurtaran adamın evinde kalacaktım, hiç korkmuyordum. Kendimi güvende hissetim ve uyudum. Erkenden kalkmıştım. Bir de baktım ki güneş yine eski yerine dönmüştü. Karlar erimeye başlamıştı. Bu sebeple tekneyle Kaş’a döndük. Kaş yine yemyeşildi. Ama yerlerde beyazlık vardı. Annem ve babamı görmüştüm. Adam beni annemle babamın yanına götürdü. Hayatımı kurtaran adamın adını bilmiyordum. Tam arkamı dönüp soracaktım ki adam çoktan gitmişti. Çok üzülmüştüm ki annemin sesiyle irkildim: “Günaydın çocuklar! Okul zamanı geldi.”

ŞERİFE NUR DUMAN

Atatürk Orta Okulu - 7/C